Suriye’de azınlıklara yönelik artan şiddet olayları, Washington’ın Şam yönetimine bakışında önemli bir kırılma yarattı.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, son açıklamasında ülkenin geleceği için güçlü merkezi devlet modelinin yerine daha esnek bir yapının gündeme alınabileceğini belirtti.
🔴 “FEDERASYON DEĞİL AMA…”
Washington Post’un haberine göre, daha önce Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın “birleşik ve güçlü devlet” vizyonuna destek veren Barrack, Süveyda’da yaşanan katliamın ardından tutum değiştirdi. Gazetecilere konuşan Barrack, “Bir federasyon değil ama onun biraz altında, herkesin kendi bütünlüğünü, kültürünü ve dilini koruyabildiği; aynı zamanda İslamcı radikalizme kapı aralamayan bir yapı düşünülmeli” dedi.
Uzmanlar, bu çıkışın Şam merkezli otoriter yönetim modeline karşı Washington’ın bugüne kadarki en net mesafesi olduğunu belirtiyor.
🔴 ŞİDDET TABLOSU GÜVENSİZLİK YARATTI
ABD’nin bu politika sinyalinin ardında, son aylarda Alevi ve Dürzi topluluklarını hedef alan kitlesel şiddet olayları bulunuyor. Mart ayında sahil bölgesinde Alevilere yönelik saldırılarda en az 1.400 kişi hayatını kaybetmişti. Ardından Temmuz’da Dürzi çoğunluklu Süveyda’da meydana gelen saldırılarda 1.000’den fazla sivil öldürüldü.
Bu gelişmeler, yeni yönetim ile azınlık toplulukları arasındaki güveni derinden sarstı. Dürzi, Alevi ve Kürt gruplar, giderek daha yüksek sesle özerklik, ademi merkeziyetçilik ya da en azından kendi bölgelerinde daha fazla söz hakkı talep etmeye başladı.
🔴 ROJAVA İLE ŞAM HATTINDA GERİLİM
Güvensizlik atmosferi, ülkenin doğusunda geniş bir alanı kontrol eden Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile hükümet arasındaki ilişkileri de çıkmaza sürükledi. Taraflar arasında DSG’nin kurumlarının Suriye devletine entegrasyonu konusunda varılan mutabakat, özerklik konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle uygulanamıyor.
🔴 “YENİ YOL BULMAK ZORUNDAYIZ”
Barrack, mevcut modelin sürdürülemez olduğuna dikkat çekerek, “Sanırım artık herkes daha makul bir yol bulmamız gerektiğini söylüyor” ifadelerini kullandı.
Washington’ın bu mesajı, önümüzdeki süreçte Suriye’de siyasi çözüm tartışmalarında merkeziyetçi devlet modelinden uzaklaşılarak “çok merkezli” bir yapının öne çıkabileceğine işaret ediyor.