Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyası, 5 yılın ardından yeniden açıldı.
Atanan yeni başsavcının talimatıyla oluşturulan özel ekip, Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm Kent Güvenlik Yönetimi Sistemi (KGYS) görüntüleri ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarını topladı. Adli tatil olmasına rağmen incelemeler sürüyor.
KAYBOLUŞUN ARDINDAN DEV ARAMA
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi olan 21 yaşındaki Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha geri dönmedi. Kameralara, bir minibüse binerken yansıyan Doku’nun nerede indiği ise tespit edilemedi. Telefonundan gelen son sinyal, Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde kaydedildi.
Bu noktadan sonra başlayan aramalara onlarca şehirden ekipler, yüzlerce personel, botlar, sonar cihazları, dronlar ve dalgıçlar katıldı. Ancak aylar süren çalışmalara rağmen hiçbir ize ulaşılamadı.
ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINMIŞTI
Soruşturma kapsamında Doku’nun kaybolmadan önce görüştüğü erkek arkadaşı, Rusya doğumlu Zeinal A., yaklaşık iki yıl sonra Alanya’da gözaltına alındı. İfadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Ayrıca Zeinal A.’nın babası, Gülistan’a dair kişisel bilgileri sosyal medyada paylaşması nedeniyle 2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
YENİ BAŞSAVCI DOSYAYI RAFTAN İNDİRDİ
Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) 2024 yaz kararnamesiyle Dersim’e atanan Türkiye’nin üç kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve gelir gelmez Gülistan Doku dosyasını yeniden gündeme aldı. Cansu’nun talimatıyla kurulan özel ekip, o döneme ait tüm kamera ve kayıtları toplayarak baştan inceliyor.
ANNENİN İSYANI: “BİR MEZARI OLSUN”
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yaşayan aile, kızlarından gelecek haberi yıllardır bekliyor. Gülistan’ın odası, defterleri ve kitapları hâlâ olduğu gibi duruyor. Anne Bedriye Doku, gözyaşları içinde adalet çağrısı yaptı:
“Ben kızımın kemiklerini istiyorum. Bir mezarı olsun, ben de o mezara sarılıp ağlayayım. Kızımın hayalleri vardı, çocuklara faydalı olmak için okuyordu. 21 yaşında bir öğrenciydi, başına ne geldi? Beş yıl geçti, altıncı yıla girdik. Ben her gün ağlıyorum, her gece dua ediyorum. Cumhurbaşkanı’na, Adalet Bakanı’na, İçişleri Bakanı’na sesleniyorum: Kızımı bulun. Kimin bilgisi varsa savcılığa gitsin. İstiyorlarsa mektup atsınlar, biz şikayetçi olmayacağız. Ben biliyorum hâlâ vicdanı olan insanlar var.”
Anne Doku, bugüne kadar üç başsavcı ve üç valinin değiştiğini hatırlatarak, önceki açıklamalara da tepki gösterdi:
“Eski vali bana ‘Kızınız intihar etti, bulacağız’ diyordu. Elinde kanıt mı vardı? Dalgıçlar bana, ‘Teyze senin kızın bu suda yok’ diyordu. O gün kameralar nasıl bozuldu, neden hiçbir kayıt çıkmadı?”
YILLAR GEÇSE DE BEKLEYİŞ SÜRÜYOR
Beş yıldır hiçbir somut iz bulunamayan Gülistan Doku dosyasında, özel ekibin başlattığı yeni incelemeler aileye yeniden umut verdi. Ancak aile, yıllar geçmesine rağmen sonuç alınamamasına tepkili.