Halep’in doğusunda, Suriye geçiş hükümetine bağlı silahlı güçlerin DSG’ye yönelik saldırı düzenlediği duyuruldu.
Suriye’nin kuzeyinde tansiyon yeniden yükselirken, Demokratik Suriye Güçleri (DSG), 4 Ağustos sabahı erken saatlerde Halep’in doğusunda yer alan Deyr Hafir kırsalında, kendilerine bağlı mevzilerin saldırıya uğradığını duyurdu.
DSG’ye göre saldırı, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı gruplar tarafından düzenlendi.
DSG Basın Merkezi tarafından yapılan açıklamada, saldırının sabaha karşı saat 03.00 sularında El-İmam köyünde gerçekleştiği ve dört farklı mevzinin hedef alındığı belirtildi. Açıklamaya göre DSG birlikleri saldırıya anında karşılık verdi, yaşanan çatışma yaklaşık 20 dakika sürdü.
Açıklamada, bu saldırının önceki benzer girişimlerle birlikte değerlendirildiğinde “bölgesel istikrarı baltalamaya yönelik kasıtlı bir tırmandırma” olduğu vurgulandı. DSG, bu saldırılardan doğrudan Şam hükümetini sorumlu tuttu:
“Bu tekrar eden saldırılar, bölgenin barış ve istikrarı açısından ciddi bir tehdittir. Şam hükümetinin bu provokatif tutumu sürdürmesi, karşılık vermemizi kaçınılmaz hâle getirmektedir. Güçlerimiz, meşru savunma hakkını her koşulda ve kararlılıkla kullanmaya hazırdır.”
GERİLİM MİNBİC HATTINDA TIRMANIYOR
Söz konusu çatışmalar, aslında birkaç gün öncesine dayanıyor. 2 Ağustos gecesi Halep’in kuzey kırsalındaki Minbic sınır hattında başlayan çatışmalar, bölgedeki gerilimi yeniden görünür kıldı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türkiye destekli Sultan Süleyman Şah (El-Amşat) grubuyla DSG arasında, Deyr Hafir kasabası ve El-Hafsa su istasyonu çevresinde karşılıklı ağır silahlı çatışmalar yaşandığını bildirdi.
SOHR’un sahadaki kaynaklarına göre, taraflar arasında orta ve ağır silahlarla çatışmaların yaşandığı, ayrıca topçu atışlarının da kullanıldığı belirtildi. Şu ana dek can kaybına dair net bir bilgi verilmedi.
KARŞILIKLI SUÇLAMALAR SÜRÜYOR
Çatışmalar sürerken, Suriye Geçiş Hükümeti Savunma Bakanlığı da Minbic kırsalındaki Kiariye köyü yakınlarında Suriye ordusuna ait bir mevziinin DSG tarafından roketlerle hedef alındığını, saldırıda 4 asker ve 3 sivilin yaralandığını ileri sürdü.
Ancak DSG, bu iddiaları reddetti. Açıklamalarında, kendi güçlerinin herhangi bir provokasyonda bulunmadığını savunarak, saldırıların kaynağının kontrolsüz silahlı gruplar olduğunu vurguladı. DSG’ye göre hedefte olan, kendi kontrolündeki köyler ve sivil yerleşim birimleriydi.
BÖLGESEL DENKLEM YENİDEN Mİ DEĞİŞİYOR?
Uzmanlara göre, Minbic ve Deyr Hafir hattında yeniden alevlenen çatışmalar, sadece DSG ile Şam hükümeti ya da muhalif gruplar arasında değil; aynı zamanda Türkiye, Rusya, İran ve ABD gibi dış aktörlerin de dahil olduğu daha geniş bir hesaplaşmanın yansımaları. DSG’nin Rusya ve Şam’la zaman zaman kurduğu pragmatik ilişkiler ile aynı anda ABD’nin askeri desteğini sürdürmesi, bu tür çatışmalarda hem siyasi hem de askeri riskleri artırıyor.
Çatışmaların bölgeye nasıl yansıyacağı ve dış aktörlerin tutumunun ne olacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.