Türkiye’deki sahte diploma skandalı, gün geçtikçe daha derin bir yapıyı gözler önüne seriyor. Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı bir çete üyesinin anlattıkları, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) gibi kritik kamu kurumlarının dijital altyapılarında nasıl manipülasyon yapıldığını ortaya koydu.
ÜÇ ADIMDA LİSE DİPLOMASI
Çete mensubu, lise diploması üretiminin üç temel aşamadan geçtiğini belirtti. İlk adımda, MEB’e bağlı okulların veri tabanlarına erişim sağlayan özel bir yazılım aracılığıyla sistem taranıyor. Bu tarama sonucunda mezuniyet kaydı bulunmayan boş öğrenci profilleri tespit ediliyor.
İkinci aşamada, bu kayıtlara “tasdikname” yani geçici mezuniyet belgesi tanımlanıyor. Kişisel bilgiler, okul kodu, mezuniyet tarihi ve diploma notu gibi veriler dijital sisteme giriliyor. Bu adımın ardından işlem, MEB’in e-diploma arşivine aktarılıyor ve sistem bu belgeyi otomatik olarak “doğrulanabilir diploma” olarak tanıyor.
ÜNİVERSİTE DİPLOMASI İÇİN ÖSYM VE YÖKSİS’E SIZMA İDDİASI
Üniversite diploması süreci ise daha karmaşık bir yapıya sahip. Çete, önce sahte bir diploma tasarımı hazırlıyor. Ardından, kişinin üniversiteye yerleşmiş gibi görünmesi için ÖSYM sistemine müdahale ettiklerini öne sürüyorlar. Bu işlemle kişi, o yıl ilgili üniversiteyi “kazanmış” gibi gösteriliyor.
Son aşamada ise YÖK Bilgi Sistemi (YÖKSİS) devreye giriyor. Diploma numarası, mezuniyet tarihi ve not ortalaması gibi veriler buraya işleniyor. Bu işlemler sonucunda sistemde “aktif mezun” olarak görünen kişi, resmi olarak üniversite mezunu gibi davranabiliyor.
GÜVENLİK ZAAFLARI GÜNDEMDE
Ortaya çıkan bilgiler, devletin eğitim kurumlarında ciddi bir dijital güvenlik açığı olduğunu ortaya koyuyor. Hiçbir akademik geçmişi olmayan bireylerin, sistem üzerinde sahte mezun olarak görünmesi; sadece eğitim alanında değil, kamu istihdamı ve yargı süreçleri açısından da büyük bir riski beraberinde getiriyor.
Henüz resmi makamlardan konuya ilişkin geniş kapsamlı bir açıklama yapılmazken, kamuoyunun merak ettiği en temel sorular hâlâ yanıtsız: Bu çete kimlerden oluşuyor, sistemlere kim ya da kimler aracılığıyla sızıldı ve kaç kişi bu yöntemle sahte mezun görünüyor?