Yazar Kadir Amaç: Barışı büyük liderler yapar; barış, korkakların işi değildir

Yazar Kadir Amaç: Barışı büyük liderler yapar; barış, korkakların işi değildir
Yayınlama: 11.08.2025
195
A+
A-

Yazar Kadir Amaç, çözüm süreci açıklamasında tarafların tarihi bir fırsat yakaladıklarına dikkat çekti.

Kürt yazar Kadir Amaç, PKK ile yürütülen çözüm sürecini değerlendirdi.

Ortadoğu24’ün sorularını yanıtlayan Amaç, tarihi bir fırsatın yakalandığına dikkat çekti ve bu kez barışın geleceğini savundu.

Suriye ve Rojava’ya yönelik değerlendirmesinde ise Amaç, taraflar arasında yapılması düşünülen müzakereler sonucunda ‘Suriye’de Belçika veya Irak modeline benzer bir federasyon sistemi üzerinde karar alabileceklerini’ düşündüğünü söyledi.

Çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Bakınız, sevgili Türk ve Kürt halkı, dokuz yüz yıl birlikte barış içinde kardeşçe yaşadılar. Bu dokuz asır, Kürt halkı inkâr edilmedi; aksine İslam İmparatorluğu, Kürt halkını coğrafyanın en eski yerli halkı ve İslam’ın hamisi görüyordu.

Ne olduysa Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra oldu. Yeni devletin ırkçı yasaları, Kürt halkının ontolojik varlığını inkâr etti, dilini yasakladı ve bu duruma karşı koyan Kürtleri sert bir biçimde cezalandırdı.

Evet, şimdi taraflar tarihi fırsatı yakaladılar. Eğer taraflar bu fırsatı kaçırırlarsa vebali çok büyük olacaktır. Dolayısıyla bu kez süreç hedefine ulaşmadan sabote edilirse, her iki halkın tarih bilinci ve nesiller; ne korkakları, ne siyasi menfaat gruplarını, ne de sürece karşı duranları asla affetmeyecektir.

Allah’a hamdüsenalar olsun! Toplumda ciddi bir politik karşılığı olmayan marjinal bir dizi ırkçı şahıs, grup ve parti dışında, Türk ve Kürt halkı ile siyasi partilerin barış sürecini en yüksek düzeyde sahiplendiğini görüyorum.

Barış sürecinin baş mimarları olan sayın Devlet Bahçeli, sayın Recep Tayyip Erdoğan ve sayın Abdullah Öcalan, büyük risk alarak silahları susturdular, ardından silahları gömdüler ve örgütün kendisini feshetmesini sağlayarak, küresel ve glokal ölçekte büyük bir etki yarattılar.

Yani her üç değerli lider, bölgede yaşanan olayların tehlikeli sinyallerini gördüler; Türk ve Kürt milletinin PİM kodunu doğru girdiler, doğru çözümlemeler yaptılar ve yarım asırlık korkunç savaşın sonlanması için geri dönüşü olmayan bir yola girmeyi başardılar.

Sürece barış süreci deniliyor. Gerçekten bir barış olacak mı ve kimler barışacak?

Bence barış bu kez gerçekleşecektir ve bundan son derece emin olduğumu söyleyebilirim. Sayın Devlet Bahçeli, ezber bozan cesur açıklamalar yapıyor. AKP hükümeti samimi mesajlar veriyor. Örneğin, ilk kez barış süreci Meclis’e taşınıyor ve TBMM, tüm siyasi partileri kapsayacak şekilde “barış süreci komisyonu” kurdu. İlk adımlar atılarak barış süreci, yine ilk kez resmiyet kazandı.

Barışı büyük liderler yapar; barış, korkakların işi değildir. Barış için cesaret lazım, asalet lazım ve vicdan lazım. “Kim barışacak” dediniz, değil mi? Elbette dokuz asır birlikte yaşamış iki kardeş halk barışacak. Bu iki halkın cesur yürekli liderleri adım atacak, el tutuşacak, el sıkışacak ve barış için bu cesur eller imza atarak barışı gerçekleştirecek.

Suriye ve Rojava’daki gidişatı nasıl görüyorsunuz?

Evet, Suriye Geçici Hükümeti ile Rojava’daki de facto Kürt yönetimi arasındaki siyasal egemenlik konusunda bir dizi sorun yaşandığı doğrudur. Ancak ileriki dönemlerde ABD’nin öncülüğünde, Fransa, İngiltere, İsrail ve Türkiye’nin de katılımıyla “Yeni Suriye”nin yönetim biçimi, güçlü bir dizi toplantı ve tartışmalarla şekillenmeye devam edecektir. Yapılması düşünülen bu müzakerelerin ardından, yeni Suriye’nin Belçika veya Irak modeline benzer bir federasyon sistemi üzerinde karar alacağını düşünüyorum.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.