PKK üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, Abdullah Öcalan ile yaklaşık bir aydır herhangi bir görüşme yapılmadığını belirterek, Meclis’te kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun sonuç alabilmesinin tek şartının Öcalan’ın fiziki özgürlüğü olduğunu söyledi. Kalkan, Öcalan ve heyetinin İmralı’da değil, Meclis’e getirilerek dinlenmesi çağrısında bulundu.
Örgüte yakın bir televizyon kanalına konuşan Kalkan, Öcalan ile 25 günü aşkın bir süredir görüşme gerçekleştiremediklerini ve İmralı’daki mevcut durum hakkında bilgi sahibi olmadıklarını aktardı. Bu durumu “rehine pozisyonu” olarak nitelendiren Kalkan, komisyon çalışmalarına ilişkin, “Önder Apo üzerindeki rehine pozisyonu devam ettiği sürece yapılacak değerlendirmeler yanlış olur. Hatalı olur. Bunu göz ardı edenler yanılgıya düşer” ifadelerini kullandı.
“KOMİSYON İMRALI’YA GİTMEMELİ, ÖCALAN MECLİS’E GELMELİ”
Kalkan, komisyonun Öcalan’ı dinlemesi gerektiğini, ancak bunun İmralı’da mümkün olmadığını savundu. “Bazıları komisyonun İmralı’ya gitmesi gerektiğini söylüyor. Bunu yadırgadım. Önder Apo İmralı’da rehin konumunda kaldığı sürece komisyonun ilerlemesinden söz edilemez. Aynı koşullarda bir görüşme barış veya demokrasi görüşmesi olarak adlandırılamaz” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçmişteki “Gelsin Meclis’te, DEM Parti grubunda konuşsun” sözlerini hatırlatan Kalkan, “Herkes Meclis’e gidiyor, komisyon burada çalışıyor. Önder Apo ve heyeti de Meclis’e getirilmelidir. Meclis’te yeterince dinlenmeli ve zaman tanınmalıdır. Ancak bu şekilde komisyon doğru ve yeterli çalışmış olur” değerlendirmesinde bulundu.
HÜKÜMETE KÜRT KARŞITI POLİTİKA ELEŞTİRİSİ
Komisyonun kurulmasını olumlu karşıladıklarını belirten Kalkan, devletin sürece ciddi yaklaşması durumunda stratejik bir tavır takındıklarını söyledi. Öte yandan AK Parti’nin politikalarını eleştiren Kalkan, hükümetin “hala Kürt karşıtı” bir çizgide olduğunu ileri sürdü ve Suriye ile Rojava politikasını örnek gösterdi.
Kalkan, “İktidar, Suriye’de demokratik birliği engelliyor. Tüm tarafların katılımıyla demokratik bir Suriye oluşturulmasına karşı çıkıyor, çünkü Kürtler de katılıyor. Herkes biliyor ki, Şara (Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara), Hakan Fidan’ın görüşleri doğrultusunda Paris toplantısına katılmayacağını açıkladı. Bu kadar Kürt karşıtı bir politika nasıl Kürt sorununu çözebilir?” diye konuştu.
Sürecin her yöne açık olmasının tehlike barındırdığını vurgulayan Kalkan, somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.