İsrail’in Gazze Şehri’ni işgal planı için hazırlıklara başladığı haberlerinin ardından, Filistinliler uluslararası kamuoyuna seslerini duyurmak amacıyla protesto düzenledi.
Gazze’de sokaklara çıkan Filistinliler, evlerini terk etmeyeceklerini belirterek dünyaya şu mesajı verdi:
“Savaşı durdurun, zorla göç ettirmelere son verin.”
“Soykırımı durdur” ve “Gazze ölüyor” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, ABD Başkanı Donald Trump’a da çağrıda bulundu:
“Eğer Nobel Barış Ödülü’nü gerçekten önemsiyorsan, Gazze’de binlerce cana mal olan savaşı ve dünyadaki tüm çatışmaları bitirmek için harekete geçmelisin.”
Daha önce Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmediği için sık sık sitem eden Trump’ın adı, bu kez Filistinlilerin çağrısıyla gündeme geldi.
“GAZZE’DEN AYRILIRSAK BİR DAHA DÖNEMEYİZ”
Defalarca yerinden edildiğini söyleyen Filistinli Muhammed Hamad, “Gazze’den ayrılırsak bir daha geri dönemeyiz” dedi.
Al-Şati mülteci kampında yaşayan Zekeriya Bakır ise, İsrail ordusunun planladığı harekâtın büyük bir katliama yol açacağını belirterek, “Evleri bombalayacaklar, gıda girişini kesecekler ve insanları zorla göçe zorlayacaklar” ifadelerini kullandı.
İSRAİL’DEN “İŞGAL” AÇIKLAMASI
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şehri’ne yönelik işgal planının onaylandığını duyurdu. Katz, harekâtın “cehennemin kapılarını açacağını” söyleyerek, operasyonun 50 İsrailli esirin serbest bırakılana kadar süreceğini açıkladı.
CNN’e konuşan İsrailli bir kaynak ise, saldırı öncesinde Filistinlilere bölgeyi boşaltmaları için yaklaşık iki ay süre tanınacağını öne sürdü.
800 BİN KİŞİYİ YERİNDEN ETME PLANI
İngiltere merkezli Filistinliler için Tıbbi Yardım (MAP) örgütü, İsrail’in bu operasyon kapsamında 800 bin Filistinliyi yerinden etmeyi planladığını, bunun da sağlık hizmetlerine erişimi ciddi biçimde engelleyeceğini duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, harekâtı onayladığını doğrularken, aynı zamanda savaşın bitirilmesi için müzakerelere devam edilmesi talimatı verdiğini de açıkladı. Hamas ise Katar ve Mısır aracılığıyla iletilen ateşkes önerisini kabul ettiğini açıklamıştı. Ancak bu anlaşma, İsrail’in şart koştuğu “tüm rehinelerin aynı anda serbest bırakılması” maddesini içermediği için Tel Aviv tarafından reddedildi. Netanyahu, bu taleplerinden geri adım atmayacaklarını vurguladı.