Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki kurultay tartışmaları, partiye kayyım atanması ihtimaliyle yeni bir boyut kazandı. Parti kurultayında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davanın sonucunda, kurultayın geçersiz sayılması durumunda CHP’ye kayyum atanacağı ve bu kayyumun partinin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
USULSÜZLÜK İDDİASI VE AÇILAN DAVALAR
CHP’nin son kurultayında, delegelerin seçimi, oy sayımı ve birçok işlemde usulsüzlük yapıldığı iddiaları, parti içinde büyük bir tartışma yarattı. Kurultayın ardından, bir grup parti üyesi ve delegesi, seçim sonuçlarının geçersiz sayılması için yasal yollara başvurdu. Davada, özellikle bazı delegelerin kayıt dışı şekilde listeye eklenmesi ve seçimdeki usulsüz işlemlerin yanı sıra, olağanüstü kurultayda yaşanan prosedürel hatalar öne sürülüyor.
CHP Genel Merkezi, davanın sonuçlanmasının ardından kurultayın geçersiz sayılması durumunda, parti içindeki yönetimin kayyum tarafından devralınabileceğini belirtiyor. Bu olasılık, partinin içinde bulunduğu yönetimsel belirsizliğin büyümesine yol açarken, CHP’nin geleceği hakkında ciddi endişelere yol açmış durumda.
KEMAL KILIÇDAROĞLU İDDİALARI
CHP’deki kayyum tartışmalarında en çok dillendirilen isim ise, parti tarihinin en uzun süreli genel başkanlık görevini üstlenen Kemal Kılıçdaroğlu. Partinin eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kayyum olarak atanacağına dair spekülasyonlar, kulislerde giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.
CHP’ye yakın kaynaklar, olası bir kayyum atanması durumunda, Kılıçdaroğlu’nun bu görevi üstlenmesinin parti içindeki denetim ve istikrarı sağlamak için en uygun adım olacağını savunuyor. Bu görüşü savunanlar, Kılıçdaroğlu’nun hem parti içindeki deneyimi hem de geçmişteki güçlü liderliği nedeniyle böyle bir adımın partiye yeniden yön verebileceğini öne sürüyor.
PARTİ İÇİ TEPKİLER VE DEĞERLENDİRMELER
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kayyum olarak atanacağına dair çıkan iddialara, CHP’nin farklı kanatlarındaki yöneticilerden farklı tepkiler geliyor. Parti içindeki bazı isimler, Kılıçdaroğlu’nun tekrar partiye liderlik etmesinin, hem partinin toparlanması hem de siyasi olarak güçlü bir geri dönüş yapabilmesi açısından faydalı olacağı görüşünde. Ancak, bazı partililer, CHP’nin kayyum atanması gibi bir durumla karşılaşmasının, partinin demokratik işleyişine ciddi zarar vereceğini ve toplumsal destek açısından olumsuz bir etki yaratacağını savunuyor.
CHP’nin bir başka önemli ismi olan eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da konuya ilişkin açıklama yaparak, “Parti içindeki tartışmaların demokrasi içinde çözülmesi gerektiğine inanıyorum. Kayyum gibi bir çözüm, CHP’nin gerçek gücünü halktan almak yerine, bürokratik bir müdahale ile zayıflatır” dedi.
YASAL SÜREÇ VE OLASI SONUÇLAR
Usulsüzlük iddialarına ilişkin açılan davanın sonuçları, CHP’nin geleceği açısından kritik bir dönemeç oluşturuyor. Parti içindeki hukukçu isimler, kurultayın geçersiz sayılması ve kayyum atanması durumunda, partinin tüzüğü gereği atamaların nasıl yapılacağına dair çeşitli yorumlar yapıyor. CHP’nin tüzüğüne göre, kayyum atanması halinde, kayyumun parti içindeki tüm yöneticiler üzerinde denetim ve yönlendirme hakkına sahip olacağı, ancak uzun vadeli bir çözüm olmayacağı belirtiliyor.
Olası bir kayyum sürecinin, özellikle 2024 yerel seçimlerine yönelik stratejilerde büyük değişikliklere yol açabileceği öne sürülüyor. Ayrıca, CHP’nin geleceği üzerine yapılan tartışmalar, partinin kamuoyu gözündeki güvenilirliğini de etkileyebilir.
SONUÇ OLARAK
CHP’deki kurultay usulsüzlükleri ve kayyum olasılığı, sadece parti içindeki yönetimsel bir kriz değil, aynı zamanda partinin halkla kurduğu bağ ve seçim stratejilerini de ciddi şekilde etkileyebilecek bir durum olarak öne çıkıyor. Hukuki süreç devam ederken, parti üyelerinin bu konuda nasıl bir tutum alacağı, CHP’nin önümüzdeki yıllarda izleyeceği politikaları belirleyecek.