Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın babası Hüseyin el-Şara, ülkesinin İsrail’le olası bir normalleşme sürecine karşı çıkarak dikkat çekici açıklamalarda bulundu. “Filistin bizimdir, Golan bizimdir, bu dava da bizimdir” diyen el-Şara, İsrail’le diplomatik yakınlaşmanın Suriye halkı nezdinde “ihanet” olarak görüleceğini vurguladı.
Son yıllarda Arap ülkeleri arasında yaygınlaşan normalleşme dalgasına karşı çıkan el-Şara, Suriye’nin bu sürecin dışında kalmaya devam etmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Normalleşme Suriye halkının sözlüğünde yok. Filistin meselesi ve Golan Tepeleri bizim için sadece bir toprak değil, tarihsel ve ahlaki bir sorumluluktur. Ne biz bu topraklardan vazgeçeriz, ne de halkımız.”
Hüseyin el-Şara’nın açıklamaları, Arap dünyasında İsrail ile normalleşmeye direnen kesimlerin hâlâ güçlü bir halk desteğine sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
HÜSEYİN EL-ŞARA KİMDİR?
Hüseyin el-Şara, İsrail’in 1967’de işgal ettiği Golan Tepeleri’ndeki Fiq kasabasında doğdu. Ailesi, hem geniş topraklara sahip bir toprak ağası hem de direniş geçmişi olan bir aile olarak biliniyor. Dedesi ve amcaları Fransız manda yönetimine karşı silahlı direniş yürütmüş, bu miras Hüseyin el-Şara’nın siyasi duruşunun da temelini oluşturmuştu.
Altı Gün Savaşı sırasında yaşanan İsrail işgaliyle ailesi topraklarından sürülünce, bu olay genç el-Şara’nın siyasal kimliğinde belirleyici bir kırılma noktası oldu.
Gençliğinde Arap milliyetçisi ve Nasırcı hareketin aktif bir üyesi olan el-Şara, 1963’te Baas Partisi’nin iktidara gelişi sonrası Suriye’deki Nasırcılara yönelik baskılar nedeniyle defalarca tutuklandı. 1971’de cezaevinden kaçarak Irak’a geçti; burada yükseköğrenimini tamamladı ve daha sonra Ürdün’de Filistinli direniş gruplarıyla temas kurdu.
SÜRGÜN, CEZAEVİ VE YAZI HAYATI
Suriye’ye 1970’lerde dönen Hüseyin el-Şara, Hafız Esad rejimi altında yeniden hapsedildi. Serbest bırakıldıktan sonra Suudi Arabistan’a sığınarak sürgün hayatına devam etti. Bu yıllarda siyasi tecrübelerini yazıya dökerek Arap milliyetçiliği, direniş ve Suriye’nin bağımsızlığı üzerine birçok eser kaleme aldı.
Bazı medya kaynakları el-Şara’nın eski Dışişleri Bakanı Faruk el-Şara ile akraba olduğunu öne sürse de, bu bilgi MENA Araştırma Merkezi tarafından yalanlandı.
DİRENİŞİN SİMGESİ OLARAK GERİ DÖNDÜ
Bugün, oğlu Ahmed el-Şara’nın Suriye Cumhurbaşkanlığı döneminde kamuoyuna yaptığı çıkışlarla yeniden dikkat çeken Hüseyin el-Şara, ülkesinde Golan ve Filistin meselesine bağlılığıyla tanınan sembol isimlerden biri olarak görülüyor.
Siyasi gözlemcilere göre, el-Şara’nın açıklamaları, Suriye yönetiminin “direniş ekseninde” kalmaya devam edeceğinin ve İsrail ile herhangi bir yakınlaşmanın halk nezdinde meşruiyet bulmayacağının da altını çiziyor.