TBMM kurulması planlanan çözüm süreci komisyonunun yarın çalışmalarına başlaması beklenirken, sürece katılacak partilerin yaklaşımı da şekilleniyor. CHP kurmayları, geçmişte yaşanan deneyimlerden kaynaklanan toplumsal endişeleri dikkate aldıklarını belirtirken, partinin bu sürece hangi ilkeler çerçevesinde katkı sunacağını da ortaya koydu.
CHP kaynakları, söz konusu komisyonun yasa yapma yetkisinin bulunmadığını vurgularken, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu yerde cumhuriyetin temel ilkeleri tartışmaya açılmaz, anayasa değişikliği konuşulmaz” mesajını veriyor.
Komisyona katılımın gerekçesini açıklayan CHP kurmayları, partinin Kürt sorununa yönelik uzun süredir yapıcı ve çözüm odaklı bir tutum benimsediğine dikkat çekiyor. “Kürt sorununu çözmeyi samimi olarak isteyen bir partiyiz” diyen kurmaylar, SHP dönemine uzanan çalışmaların ve Meclis’te şeffaf bir süreç yürütülmesi çağrılarının bu yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Komisyonun gündemine dair de değerlendirmelerde bulunan CHP’liler, sadece silah bırakma veya dar bir güvenlik perspektifiyle hareket edilmesine karşı çıkıyor. Komisyonun, temel hak ve özgürlükleri de kapsayan geniş bir gündemle çalışması gerektiğini savunan CHP yönetimi; Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmaması, tutuklu siyasetçiler, kayyum atamaları, ifade özgürlüğü, faili meçhul cinayetler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yapılan tutuklamalar gibi başlıkların gündemde yer alması gerektiğini dile getiriyor.
CHP kurmayları, “İktidarın hoşuna gitmeyen yorum yapan kişileri ‘terörist’ ilan etmesi ya da Cumhurbaşkanına hakaret davalarının bu denli artması kabul edilemez. Türkiye’de terör sorununun çözümü demokratikleşme ile mümkündür” görüşünü savunuyor.
Öte yandan parti, komisyon çalışmalarında şehit ve gazi ailelerinin görüşlerinin alınması, kayyum uygulamaları, tutuklu belediye başkanları ve cumhurbaşkanı adayıyla ilgili adaletsizliklerin de gündeme getirilmesini istiyor. Bu konuların ısrarla görmezden gelinmesi hâlinde ise komisyonun sağlıklı bir zemin oluşturamayacağı belirtiliyor.