PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, örgütün fesih kongresine gönderdiği ve “Demokratik Toplum Manifestosu” başlığını taşıyan metinde, çatışmaların sona erdirilmesi için af, toplumsal uzlaşı ve demokratik müzakere çağrısı dikkat çekti.
Medyascope’un haberine göre Öcalan, yaklaşık 300 sayfalık metnin özetlenmiş 160 sayfalık versiyonunda, örgütün “kaybet-kaybet” anlayışına dayalı silahlı mücadele döneminin sona erdiğini belirtti. Bunun yerine Türkiye, İran, Irak ve Suriye ile “kazan-kazan” esasına dayalı demokratik uzlaşı stratejisinin esas alındığını vurguladı.
Öcalan, “Gelsinler, mahkemeye çıksınlar” anlayışının çözüm sürecini tıkayacağını, bunun yerine yasal ve siyasi mekanizmaların devreye sokulması gerektiğini savundu. Örgüt üyeleri için dolaylı olarak af çağrısı yapan Öcalan, silah bırakmak isteyenlerin ağır cezalara çarptırılmasının toplumsal barışı zorlaştıracağını söyledi.
Öcalan, çözümün temelinin demokratik müzakere olduğunu vurguladı. 27 Şubat 2025’te yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nı hatırlatarak, bu çağrının devletle müzakere zemini oluşturduğunu belirtti. Devletin bu süreci anlaması gerektiğini ifade etti.
Metinde Öcalan, Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkelerinin soyut olmaktan çıkıp somut uygulamalarla güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu dönüşümü “Demokratik Cumhuriyet” olarak tanımladı. Kürt toplumunun ise bu yapıya kültürel ya da bölgesel değil, demokratik toplum kategorisi içinde entegre edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Öcalan, süreci provoke eden söylemlere ve “norm-dışı devlet” anlayışına karşı TBMM’nin aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Demokratik çözümün anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Öcalan, PKK’nın silahlı mücadeleyi sona erdirdiğini, çözüm için demokratik müzakere ve af benzeri uygulamaların zorunlu olduğunu belirtiyor. Devlete müzakere çağrısında bulunuyor ve hedefin “Demokratik Toplumun Demokratik Cumhuriyetle Bütünleşmesi” olduğunu vurguluyor.